Görevi Kötüye Kullanma Suçu

Görevi Kötüye Kullanma Suçu


TCK 257. Maddede Düzenlenen “Görevi Kötüye Kullanma” Suçu

Türk Ceza Kanunu’nda Görevi Kötüye Kullanma Suçunun Tanımı

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 257. maddesi, kamu görevlilerinin görevlerini kötüye kullanmaları sonucu oluşan suçu düzenlemektedir. Bu suç, kamu görevlisinin görevini ifa ederken kasıtlı olarak hukuka aykırı bir şekilde davranması sonucu, mağdura ya da topluma zarar vermesi durumunda oluşur. Kamu görevlilerinin görevlerini ifa ederken görev sınırlarını aşarak veya görev gereklerine aykırı bir şekilde hareket etmeleri, devlet otoritesine olan güveni sarsar ve idari işleyişi aksatır. Bu nedenle TCK 257. madde, kamu düzenini ve hizmetlerin düzgün işlemesini korumak amacıyla düzenlenmiştir.

Görevi Kötüye Kullanma Suçunun Unsurları

1. Failin Kamu Görevlisi Olması

Görevi kötüye kullanma suçunu işleyebilecek kişiler yalnızca “kamu görevlileri”dir. TCK 6. maddesine göre, kamu görevlisi, kamusal faaliyetlerin yürütülmesi için yetki verilmiş kişidir. Bu, devlet memurları, belediye çalışanları, yargı mensupları gibi görevlerde bulunan kişileri kapsar. Bir kişinin bu suçu işleyebilmesi için, görev tanımı içerisinde yetkilendirilmiş olması gerekir. Kamu görevlisi olmayan kişiler bu suçu işleyemez.

2. Görev İlişkisi

Görevi kötüye kullanma suçu, failin görev tanımı ile doğrudan bağlantılıdır. Kamu görevlisinin eylemi, görevle ilgili olmalı ve yetkisi dâhilindeki bir işlemden kaynaklanmalıdır. Görev tanımı dışındaki kişisel eylemler bu suçun kapsamında değerlendirilmez. Örneğin, bir kamu görevlisinin şahsi anlaşmazlıklarıyla ilgili yaptığı işlemler, görevini kötüye kullanma suçunu oluşturmaz.

3. Görev Gereklerine Aykırı Hareket

Görevi kötüye kullanma suçu, kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı davranmasıyla meydana gelir. Bu, kamu görevlisinin kanunların ve yönetmeliklerin gerektirdiği şekilde hareket etmemesi anlamına gelir. Aykırı hareket etme, görev ihmali, görevdeki yetkilerin kötüye kullanılması veya yetki sınırlarını aşma şeklinde olabilir. Örneğin, bir hakimin yasaya aykırı bir şekilde karar vermesi, bir belediye çalışanının ihale sürecinde usulsüzlük yapması bu suça örnektir.

4. Eylemin Sonucu

TCK 257. madde, görev gereklerine aykırı hareketin zarar doğurup doğurmamasına göre iki ayrı fıkra ile düzenlenmiştir:

• Birinci Fıkra: Kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareketi sonucu kişilere veya topluma zarar verilmişse, daha ağır bir ceza öngörülür. Bu durumda fail, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Zarar, maddi veya manevi olabilir. Örneğin, bir memurun hatalı kararı sonucu vatandaşların ekonomik kayba uğraması bu tür zararlara örnektir.

• İkinci Fıkra: Kamu görevlisinin hukuka aykırı davranışı sonucunda herhangi bir zarar doğmamışsa veya fail haksız bir menfaat sağlamamışsa, suçun daha hafif bir şekli meydana gelir. Bu durumda, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası uygulanır. Suçun bu hafif hali, daha az zararlı davranışları kapsamaktadır.

5. Kasten İşleme

Görevi kötüye kullanma suçu kasıtlı bir suçtur. Kamu görevlisinin, bilerek ve isteyerek hukuka aykırı bir şekilde hareket etmesi gerekir. Suçun taksirle (ihmal veya dikkatsizlikle) işlenmesi mümkün değildir. Failin, görevini kötüye kullanarak belirli bir zarara yol açma veya haksız bir menfaat sağlama amacı olmalıdır.

Görevi Kötüye Kullanma Suçunun Yaptırımları

1. Hapis Cezası

TCK 257. madde, suça konu eylemin ağırlığına bağlı olarak iki farklı cezalandırma öngörmektedir:

• Birinci fıkrada düzenlenen suça göre, kişilere ya da kamuya zarar verilmişse veya haksız bir menfaat sağlanmışsa, kamu görevlisi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

• İkinci fıkrada ise zararın oluşmadığı durumlarda, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ya da adli para cezası öngörülmektedir.

2. Adli Para Cezası

Eylemin zarara yol açmaması veya menfaat sağlamaması durumunda, mahkeme adli para cezası uygulayabilir. Bu durumda, suçun hafifletici sebepleri göz önüne alınarak hapis cezası yerine para cezası da verilebilir. Adli para cezası, mahkemenin takdirine bağlı olarak belirlenen bir miktar üzerinden uygulanır.

3. Etkin Pişmanlık ve Cezanın İndirimi

Görevi kötüye kullanma suçu açısından, failin suç işledikten sonra zararı gidermesi veya mağdura haksız menfaatleri iade etmesi halinde, etkin pişmanlık hükümleri devreye girebilir. Bu durumda failin cezasında indirim yapılabilir. Ancak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için failin suçu itiraf etmesi ve mağduriyetin giderilmesi önem taşır.

Görevi Kötüye Kullanma Suçunun Hukuki Boyutu ve Yargıtay Kararları

Yargıtay içtihatlarına göre, görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşması için, failin kasıtlı hareket etmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Yani, kamu görevlisinin eylemi bilerek ve isteyerek yapılmalıdır. Taksirle, yani dikkatsizlik, tedbirsizlik veya özensizlikle bu suç işlenemez. Bu nedenle, suçu oluşturan eylemin bilinçli şekilde yapılması önemli bir unsurdur.

Yargıtay kararları, bu suçun oluşumunda kamu görevlisinin yetki aşımına veya yetkisini kötüye kullanmasına dikkat çeker. Örneğin, bir devlet memurunun kişisel ilişkilerine dayalı olarak kararlar alması veya bir hakimin, kanun hükümlerine aykırı şekilde karar vermesi Yargıtay’ın verdiği örnekler arasında yer alır.

Görevi Kötüye Kullanma Suçu ile İlgili Benzer Suçlar

Görevi kötüye kullanma suçu, diğer bazı suçlarla karıştırılabilir:

• Rüşvet Suçu: Kamu görevlisinin bir menfaat karşılığında görevini kötüye kullanmasıdır. Görevi kötüye kullanma suçunda ise menfaat sağlama zorunluluğu yoktur.

• Zimmet Suçu: Kamu görevlisinin, kendisine emanet edilen kamu malını kendisine veya başkasına mal etmesidir. Görevi kötüye kullanma suçu, yetki aşımıyla ilgilidir.

• İrtikap Suçu: Kamu görevlisinin, görevini kullanarak bir kişiden menfaat talep etmesi veya almasıdır. Bu suç da rüşvetten farklı olarak kamu görevlisinin aktif talepkâr rol üstlenmesini gerektirir.

Görevi Kötüye Kullanma Suçunun Zamanaşımı ve Dava Süreci

Görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin soruşturmalar, genel zamanaşımı sürelerine tabidir. Suçun işlenmesinden itibaren 8 yıl içinde dava açılmamışsa, bu süre dolmuş sayılır ve fail cezalandırılamaz. Suçun ortaya çıkması halinde, mağdur ya da mağdurlar savcılığa suç duyurusunda bulunabilir ve kamu davası açılabilir. Dava sürecinde, failin kasıtlı hareket edip etmediği, zarar olup olmadığı gibi unsurlar ayrıntılı şekilde incelenir.

Kamu Görevlilerinin Sorumluluğu ve Hukuki Sonuçlar

Görevi kötüye kullanma suçu, kamu görevlilerinin toplum nezdindeki sorumluluğunu artıran ve görevlerini hukuka uygun şekilde yürütmelerini zorunlu kılan bir suçtur. Bu suç, devletin ve toplumun işleyişine zarar verebilecek nitelikte olduğu için, kamu görevlilerinin görevlerine ilişkin yükümlülüklerini titizlikle yerine getirmeleri büyük önem taşır. Aksi halde, hem hapis cezası hem de görevden alınma gibi ciddi sonuçlarla karşı karşıya

kalabilirler.

Sonuç

Görevi kötüye kullanma suçu, kamu görevlilerinin kamusal yetkilerini kötüye kullanmalarını ve topluma veya bireylere zarar vermelerini engellemek amacıyla düzenlenmiş bir suçtur. Bu suçun en önemli unsuru, kamu görevlisinin görevini yerine getirirken hukuka aykırı ve kasıtlı şekilde hareket etmesidir. Görevi kötüye kullanma suçu, kamu hizmetlerinin düzgün ve adil bir şekilde yerine getirilmesini güvence altına almak için önem taşır. Kanunun açık hükümleri, bu suçun işlenmesini önlemek ve kamu görevlilerinin sorumluluklarını artırmak için getirilmiştir.
OGA Avukatlık & Arabuluculuk Bürosu
OGA Avukatlık ve Arabuluculuk Bürosu, müvekkillerinin ihtiyaçlarına en uygun hukuki çözümlerin geliştirilmesine yönelik faaliyetlerini sürdüren, çözüm odaklı bir hukuk bürosudur. Yaratıcı ve yenilikçi çalışma modelimizi, edindiğimiz tecrübe ile birleştirip müvekkillerimizin ihtiyacına göre şekillendirerek en yüksek kalitede hizmet vermekteyiz.
BİZE ULAŞIN
ADRES
Hürriyet Mah. Vatan Cad. Avrasya İş Merkezi No:4 K:3 D:10 İstanbul Çağlayan Kağıthane / İstanbul
TELEFON
+90 532 732 13 55
E MAIL
info@ogahukuk.com
BİZİ TAKİP EDİN

ÇALIŞMA ALANLARIMIZ
İş Hukuku
Ticaret Hukuku
Kira Hukuku
Ceza Hukuku
İcra Hukuku
İdare Hukuku
Gayrimenkul Hukuku
Sigorta Hukuku
Fikri ve Sinai Mülkiyet
Aile - Miras Hukuku
Arabuluculuk
FAYDALI LİNKLER
2026 © OGA Avukatlık & Arabuluculuk Bürosu Tüm Hakları Saklıdır.

Görevi Kötüye Kullanma Suçu

Görevi Kötüye Kullanma Suçu


TCK 257. Maddede Düzenlenen “Görevi Kötüye Kullanma” Suçu

Türk Ceza Kanunu’nda Görevi Kötüye Kullanma Suçunun Tanımı

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 257. maddesi, kamu görevlilerinin görevlerini kötüye kullanmaları sonucu oluşan suçu düzenlemektedir. Bu suç, kamu görevlisinin görevini ifa ederken kasıtlı olarak hukuka aykırı bir şekilde davranması sonucu, mağdura ya da topluma zarar vermesi durumunda oluşur. Kamu görevlilerinin görevlerini ifa ederken görev sınırlarını aşarak veya görev gereklerine aykırı bir şekilde hareket etmeleri, devlet otoritesine olan güveni sarsar ve idari işleyişi aksatır. Bu nedenle TCK 257. madde, kamu düzenini ve hizmetlerin düzgün işlemesini korumak amacıyla düzenlenmiştir.

Görevi Kötüye Kullanma Suçunun Unsurları

1. Failin Kamu Görevlisi Olması

Görevi kötüye kullanma suçunu işleyebilecek kişiler yalnızca “kamu görevlileri”dir. TCK 6. maddesine göre, kamu görevlisi, kamusal faaliyetlerin yürütülmesi için yetki verilmiş kişidir. Bu, devlet memurları, belediye çalışanları, yargı mensupları gibi görevlerde bulunan kişileri kapsar. Bir kişinin bu suçu işleyebilmesi için, görev tanımı içerisinde yetkilendirilmiş olması gerekir. Kamu görevlisi olmayan kişiler bu suçu işleyemez.

2. Görev İlişkisi

Görevi kötüye kullanma suçu, failin görev tanımı ile doğrudan bağlantılıdır. Kamu görevlisinin eylemi, görevle ilgili olmalı ve yetkisi dâhilindeki bir işlemden kaynaklanmalıdır. Görev tanımı dışındaki kişisel eylemler bu suçun kapsamında değerlendirilmez. Örneğin, bir kamu görevlisinin şahsi anlaşmazlıklarıyla ilgili yaptığı işlemler, görevini kötüye kullanma suçunu oluşturmaz.

3. Görev Gereklerine Aykırı Hareket

Görevi kötüye kullanma suçu, kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı davranmasıyla meydana gelir. Bu, kamu görevlisinin kanunların ve yönetmeliklerin gerektirdiği şekilde hareket etmemesi anlamına gelir. Aykırı hareket etme, görev ihmali, görevdeki yetkilerin kötüye kullanılması veya yetki sınırlarını aşma şeklinde olabilir. Örneğin, bir hakimin yasaya aykırı bir şekilde karar vermesi, bir belediye çalışanının ihale sürecinde usulsüzlük yapması bu suça örnektir.

4. Eylemin Sonucu

TCK 257. madde, görev gereklerine aykırı hareketin zarar doğurup doğurmamasına göre iki ayrı fıkra ile düzenlenmiştir:

• Birinci Fıkra: Kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareketi sonucu kişilere veya topluma zarar verilmişse, daha ağır bir ceza öngörülür. Bu durumda fail, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Zarar, maddi veya manevi olabilir. Örneğin, bir memurun hatalı kararı sonucu vatandaşların ekonomik kayba uğraması bu tür zararlara örnektir.

• İkinci Fıkra: Kamu görevlisinin hukuka aykırı davranışı sonucunda herhangi bir zarar doğmamışsa veya fail haksız bir menfaat sağlamamışsa, suçun daha hafif bir şekli meydana gelir. Bu durumda, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası uygulanır. Suçun bu hafif hali, daha az zararlı davranışları kapsamaktadır.

5. Kasten İşleme

Görevi kötüye kullanma suçu kasıtlı bir suçtur. Kamu görevlisinin, bilerek ve isteyerek hukuka aykırı bir şekilde hareket etmesi gerekir. Suçun taksirle (ihmal veya dikkatsizlikle) işlenmesi mümkün değildir. Failin, görevini kötüye kullanarak belirli bir zarara yol açma veya haksız bir menfaat sağlama amacı olmalıdır.

Görevi Kötüye Kullanma Suçunun Yaptırımları

1. Hapis Cezası

TCK 257. madde, suça konu eylemin ağırlığına bağlı olarak iki farklı cezalandırma öngörmektedir:

• Birinci fıkrada düzenlenen suça göre, kişilere ya da kamuya zarar verilmişse veya haksız bir menfaat sağlanmışsa, kamu görevlisi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

• İkinci fıkrada ise zararın oluşmadığı durumlarda, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ya da adli para cezası öngörülmektedir.

2. Adli Para Cezası

Eylemin zarara yol açmaması veya menfaat sağlamaması durumunda, mahkeme adli para cezası uygulayabilir. Bu durumda, suçun hafifletici sebepleri göz önüne alınarak hapis cezası yerine para cezası da verilebilir. Adli para cezası, mahkemenin takdirine bağlı olarak belirlenen bir miktar üzerinden uygulanır.

3. Etkin Pişmanlık ve Cezanın İndirimi

Görevi kötüye kullanma suçu açısından, failin suç işledikten sonra zararı gidermesi veya mağdura haksız menfaatleri iade etmesi halinde, etkin pişmanlık hükümleri devreye girebilir. Bu durumda failin cezasında indirim yapılabilir. Ancak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için failin suçu itiraf etmesi ve mağduriyetin giderilmesi önem taşır.

Görevi Kötüye Kullanma Suçunun Hukuki Boyutu ve Yargıtay Kararları

Yargıtay içtihatlarına göre, görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşması için, failin kasıtlı hareket etmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Yani, kamu görevlisinin eylemi bilerek ve isteyerek yapılmalıdır. Taksirle, yani dikkatsizlik, tedbirsizlik veya özensizlikle bu suç işlenemez. Bu nedenle, suçu oluşturan eylemin bilinçli şekilde yapılması önemli bir unsurdur.

Yargıtay kararları, bu suçun oluşumunda kamu görevlisinin yetki aşımına veya yetkisini kötüye kullanmasına dikkat çeker. Örneğin, bir devlet memurunun kişisel ilişkilerine dayalı olarak kararlar alması veya bir hakimin, kanun hükümlerine aykırı şekilde karar vermesi Yargıtay’ın verdiği örnekler arasında yer alır.

Görevi Kötüye Kullanma Suçu ile İlgili Benzer Suçlar

Görevi kötüye kullanma suçu, diğer bazı suçlarla karıştırılabilir:

• Rüşvet Suçu: Kamu görevlisinin bir menfaat karşılığında görevini kötüye kullanmasıdır. Görevi kötüye kullanma suçunda ise menfaat sağlama zorunluluğu yoktur.

• Zimmet Suçu: Kamu görevlisinin, kendisine emanet edilen kamu malını kendisine veya başkasına mal etmesidir. Görevi kötüye kullanma suçu, yetki aşımıyla ilgilidir.

• İrtikap Suçu: Kamu görevlisinin, görevini kullanarak bir kişiden menfaat talep etmesi veya almasıdır. Bu suç da rüşvetten farklı olarak kamu görevlisinin aktif talepkâr rol üstlenmesini gerektirir.

Görevi Kötüye Kullanma Suçunun Zamanaşımı ve Dava Süreci

Görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin soruşturmalar, genel zamanaşımı sürelerine tabidir. Suçun işlenmesinden itibaren 8 yıl içinde dava açılmamışsa, bu süre dolmuş sayılır ve fail cezalandırılamaz. Suçun ortaya çıkması halinde, mağdur ya da mağdurlar savcılığa suç duyurusunda bulunabilir ve kamu davası açılabilir. Dava sürecinde, failin kasıtlı hareket edip etmediği, zarar olup olmadığı gibi unsurlar ayrıntılı şekilde incelenir.

Kamu Görevlilerinin Sorumluluğu ve Hukuki Sonuçlar

Görevi kötüye kullanma suçu, kamu görevlilerinin toplum nezdindeki sorumluluğunu artıran ve görevlerini hukuka uygun şekilde yürütmelerini zorunlu kılan bir suçtur. Bu suç, devletin ve toplumun işleyişine zarar verebilecek nitelikte olduğu için, kamu görevlilerinin görevlerine ilişkin yükümlülüklerini titizlikle yerine getirmeleri büyük önem taşır. Aksi halde, hem hapis cezası hem de görevden alınma gibi ciddi sonuçlarla karşı karşıya

kalabilirler.

Sonuç

Görevi kötüye kullanma suçu, kamu görevlilerinin kamusal yetkilerini kötüye kullanmalarını ve topluma veya bireylere zarar vermelerini engellemek amacıyla düzenlenmiş bir suçtur. Bu suçun en önemli unsuru, kamu görevlisinin görevini yerine getirirken hukuka aykırı ve kasıtlı şekilde hareket etmesidir. Görevi kötüye kullanma suçu, kamu hizmetlerinin düzgün ve adil bir şekilde yerine getirilmesini güvence altına almak için önem taşır. Kanunun açık hükümleri, bu suçun işlenmesini önlemek ve kamu görevlilerinin sorumluluklarını artırmak için getirilmiştir.
OGA Avukatlık & Arabuluculuk Bürosu
OGA Avukatlık ve Arabuluculuk Bürosu, müvekkillerinin ihtiyaçlarına en uygun hukuki çözümlerin geliştirilmesine yönelik faaliyetlerini sürdüren, çözüm odaklı bir hukuk bürosudur. Yaratıcı ve yenilikçi çalışma modelimizi, edindiğimiz tecrübe ile birleştirip müvekkillerimizin ihtiyacına göre şekillendirerek en yüksek kalitede hizmet vermekteyiz.
BİZE ULAŞIN
ADRES
Hürriyet Mah. Vatan Cad. Avrasya İş Merkezi No:4 K:3 D:10 İstanbul Çağlayan Kağıthane / İstanbul
TELEFON
+90 532 732 13 55
E MAIL
info@ogahukuk.com
BİZİ TAKİP EDİN

ÇALIŞMA ALANLARIMIZ
İş Hukuku
Ticaret Hukuku
Kira Hukuku
Ceza Hukuku
İcra Hukuku
İdare Hukuku
Gayrimenkul Hukuku
Sigorta Hukuku
Fikri ve Sinai Mülkiyet
Aile - Miras Hukuku
Arabuluculuk
FAYDALI LİNKLER
2026 © OGA Avukatlık & Arabuluculuk Bürosu Tüm Hakları Saklıdır.